1 וְזֶ֨ה Ve–bu הַדָּבָ֜ר söz אֲשֶֽׁר־ ki תַּעֲשֶׂ֥ה yapacaksın לָהֶ֛ם onlara לְקַדֵּ֥שׁ kutsallaştırmak–için אֹתָ֖ם onları לְכַהֵ֣ן kahinlik–etmeleri–için לִ֑י bana לְ֠קַח almak פַּ֣ר boğa אֶחָ֧ד bir בֶּן־ oğlu בָּקָ֛ר sığırın וְאֵילִ֥ם ve–koçlar שְׁנַ֖יִם iki תְּמִימִֽם׃ kusursuz
‹‹Bana kâhinlik edebilmeleri için, Harunla oğullarını kutsal kılmak üzere şunları yap: Bir boğa ile iki kusursuz koç al.
2 וְלֶ֣חֶם Ve–ekmek מַצּ֗וֹת mayısız וְחַלֹּ֤ת ve–çörekler מַצֹּת֙ mayısız בְּלוּלֹ֣ת karıştırılmış בַּשֶּׁ֔מֶן yağ–ile וּרְקִיקֵ֥י ve–yufkalar מַצּ֖וֹת mayısız מְשֻׁחִ֣ים sürülmüş בַּשָּׁ֑מֶן yağ–ile סֹ֥לֶת ince–un חִטִּ֖ים buğday תַּעֲשֶׂ֥ה yapacaksın אֹתָֽם׃ onları
İnce buğday unundan mayasız ekmek, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız pideler, üzerine yağ sürülmüş mayasız yufkalar yap.
3 וְנָתַתָּ֤ Ve–koyacaksın אוֹתָם֙ onları עַל־ üzerinde סַ֣ל sepet אֶחָ֔ד bir וְהִקְרַבְתָּ֥ ve–yaklaştıracaksın אֹתָ֖ם onları בַּסָּ֑ל sepette וְאֶ֨ת־ ve– הַפָּ֔ר boğayı וְאֵ֖ת ve– שְׁנֵ֥י iki הָאֵילִֽם׃ koçları
Bunları bir sepete koyup boğa ve iki koçla birlikte bana getir.
4 וְאֶת־ Ve– אַהֲרֹ֤ן Harun'u וְאֶת־ ve– בָּנָיו֙ oğullarını תַּקְרִ֔יב yaklaştıracaksın אֶל־ –e פֶּ֖תַח girişine אֹ֣הֶל çadırın מוֹעֵ֑ד toplanma וְרָחַצְתָּ֥ ve–yıkayacaksın אֹתָ֖ם onları בַּמָּֽיִם׃ su–ile
Harunla oğullarını Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirip yıka.
5 וְלָקַחְתָּ֣ Ve–alacaksın אֶת־ –i הַבְּגָדִ֗ים giysileri וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ ve–giydireceksin אֶֽת־ –i אַהֲרֹן֙ Harun'a אֶת־ –i הַכֻּתֹּ֔נֶת gömleği וְאֵת֙ ve– מְעִ֣יל kaftanını הָאֵפֹ֔ד efodun וְאֶת־ ve– הָאֵפֹ֖ד efodu וְאֶת־ ve– הַחֹ֑שֶׁן göğüslüğü וְאָפַדְתָּ֣ ve–kuşatacaksın ל֔וֹ ona בְּחֵ֖שֶׁב kuşağı–ile הָאֵפֹֽד׃ efodun
Giysileri al; mintanı, efodun altına giyilen kaftanı, efodu ve göğüslüğü Haruna giydir. Efodun ustaca dokunmuş şeridini bağla.
6 וְשַׂמְתָּ֥ Ve–koyacaksın הַמִּצְנֶ֖פֶת sarığı עַל־ üzerinde רֹאשׁ֑וֹ başının וְנָתַתָּ֛ ve–koyacaksın אֶת־ –i נֵ֥זֶר taçını הַקֹּ֖דֶשׁ kutsallığın עַל־ üzerinde הַמִּצְנָֽפֶת׃ sarığın
Başına sarığı sar, üzerine de kutsal tacı koy.
7 וְלָֽקַחְתָּ֙ Ve–alacaksın אֶת־ –i שֶׁ֣מֶן yağını הַמִּשְׁחָ֔ה mesh–etmenin וְיָצַקְתָּ֖ ve–dökeceksin עַל־ üzerinde רֹאשׁ֑וֹ başının וּמָשַׁחְתָּ֖ ve–mesh–edeceksin אֹתֽוֹ׃ onu
Sonra mesh yağını al, başına dökerek onu meshet.
8 וְאֶת־ Ve– בָּנָ֖יו oğullarını תַּקְרִ֑יב yaklaştıracaksın וְהִלְבַּשְׁתָּ֖ם ve–giydireceksin–onlara כֻּתֳּנֹֽת׃ gömlekleri
Harunun oğullarını öne çıkarıp onlara mintan giydir.
9 וְחָגַרְתָּ֩ Ve–kuşatacaksın אֹתָ֨ם onları אַבְנֵ֜ט kuşak אַהֲרֹ֣ן Harun'u וּבָנָ֗יו ve–oğullarını וְחָבַשְׁתָּ֤ ve–saracacaksın לָהֶם֙ onlara מִגְבָּעֹ֔ת başlıkları וְהָיְתָ֥ה ve–olacak לָהֶ֛ם onlara כְּהֻנָּ֖ה kahinlik לְחֻקַּ֣ת kuralı–için עוֹלָ֑ם sonsuza–dek וּמִלֵּאתָ֥ ve–dolduracaksın יַֽד־ eli אַהֲרֹ֖ן Harun'un וְיַד־ ve–eli בָּנָֽיו׃ oğullarının
Bellerine kuşak bağla, başlarına başlık koy. Kalıcı bir kural olarak kâhinlik onların işi olacak. Böylece Harunla oğullarını atamış olacaksın.
10 וְהִקְרַבְתָּ֙ Ve–yaklaştıracaksın אֶת־ –i הַפָּ֔ר boğayı לִפְנֵ֖י önüne אֹ֣הֶל çadırın מוֹעֵ֑ד toplanma וְסָמַ֨ךְ ve–koyacak אַהֲרֹ֧ן Harun וּבָנָ֛יו ve–oğulları אֶת־ –i יְדֵיהֶ֖ם ellerini עַל־ üzerinde רֹ֥אשׁ başının הַפָּֽר׃ boğanın
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.
11 וְשָׁחַטְתָּ֥ Ve–keseceksin אֶת־ –i הַפָּ֖ר boğayı לִפְנֵ֣י önünde יְהוָ֑ה YHVH'nın פֶּ֖תַח girişi אֹ֥הֶל çadırın מוֹעֵֽד׃ toplanma
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.
12 וְלָֽקַחְתָּ֙ Ve–alacaksın מִדַּ֣ם kanından הַפָּ֔ר boğanın וְנָתַתָּ֛ה ve–koyacaksın עַל־ üzerinde קַרְנֹ֥ת boynuzlarının הַמִּזְבֵּ֖חַ sunağın בְּאֶצְבָּעֶ֑ךָ parmağınla וְאֶת־ ve– כָּל־ tüm הַדָּ֣ם kanı תִּשְׁפֹּ֔ךְ dökeceksin אֶל־ –e יְס֖וֹד tabanına הַמִּזְבֵּֽחַ׃ sunağın
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.
13 וְלָֽקַחְתָּ֗ Ve–alacaksın אֶֽת־ –i כָּל־ tüm הַחֵלֶב֮ yağını הַֽמְכַסֶּ֣ה örten אֶת־ –i הַקֶּרֶב֒ iç–organları וְאֵ֗ת ve– הַיֹּתֶ֙רֶת֙ lobunu עַל־ üzerindeki הַכָּבֵ֔ד karaciğerin וְאֵת֙ ve– שְׁתֵּ֣י iki הַכְּלָיֹ֔ת böbrekleri וְאֶת־ ve– הַחֵ֖לֶב yağını אֲשֶׁ֣ר ki עֲלֵיהֶ֑ן üzerlerindeki וְהִקְטַרְתָּ֖ ve–yakacaksın הַמִּזְבֵּֽחָה׃ sunakta
Hayvanın bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini ve böbrek yağlarını sunağın üzerinde yakacaksın.
14 וְאֶת־ Ve– בְּשַׂ֤ר etini הַפָּר֙ boğanın וְאֶת־ ve– עֹר֣וֹ derisini וְאֶת־ ve– פִּרְשׁ֔וֹ gübresini תִּשְׂרֹ֣ף yakacaksın בָּאֵ֔שׁ ateş–ile מִח֖וּץ dışında לַֽמַּחֲנֶ֑ה ordugâhın חַטָּ֖את günah–sunusu הֽוּא׃ odur
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.
15 וְאֶת־ Ve– הָאַ֥יִל koçu הָאֶחָ֖ד bir תִּקָּ֑ח alacaksın וְסָ֨מְכ֜וּ ve–koyacaklar אַהֲרֹ֧ן Harun וּבָנָ֛יו ve–oğulları אֶת־ –i יְדֵיהֶ֖ם ellerini עַל־ üzerinde רֹ֥אשׁ başının הָאָֽיִל׃ koçun
‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.
16 וְשָׁחַטְתָּ֖ Ve–keseceksin אֶת־ –i הָאָ֑יִל koçu וְלָֽקַחְתָּ֙ ve–alacaksın אֶת־ –i דָּמ֔וֹ kanını וְזָרַקְתָּ֥ ve–serpireceksin עַל־ üzerinde הַמִּזְבֵּ֖חַ sunağın סָבִֽיב׃ etrafında
Koçu sen kes. Kanını sunağın her yanına dök.
17 וְאֶ֨ת־ Ve– הָאַ֔יִל koçu תְּנַתֵּ֖חַ parçalayacaksın לִנְתָחָ֑יו parçalarına וְרָחַצְתָּ֤ ve–yıkayacaksın קִרְבּוֹ֙ iç–organlarını וּכְרָעָ֔יו ve–bacaklarını וְנָתַתָּ֥ ve–koyacaksın עַל־ üzerinde נְתָחָ֖יו parçalarının וְעַל־ ve–üzerinde רֹאשֽׁוֹ׃ başının
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.
18 וְהִקְטַרְתָּ֤ Ve–yakacaksın אֶת־ –i כָּל־ tüm הָאַ֙יִל֙ koçu הַמִּזְבֵּ֔חָה sunakta עֹלָ֥ה yakımalık–sunu ה֖וּא odur לַֽיהוָ֑ה için–YHVH רֵ֣יחַ kokusu נִיח֔וֹחַ hoş אִשֶּׁ֥ה ateş–sunusu לַיהוָ֖ה için–YHVH הֽוּא׃ odur
Sonra koçun tümünü sunağın üzerinde yak. Bu RABbe sunulan yakmalık sunu, RABbi hoşnut eden koku, Onun için yakılan sunudur.
19 וְלָ֣קַחְתָּ֔ Ve–alacaksın אֵ֖ת –i הָאַ֣יִל koçu הַשֵּׁנִ֑י ikinci וְסָמַ֨ךְ ve–koyacak אַהֲרֹ֧ן Harun וּבָנָ֛יו ve–oğulları אֶת־ –i יְדֵיהֶ֖ם ellerini עַל־ üzerinde רֹ֥אשׁ başının הָאָֽיִל׃ koçun
‹‹Öteki koçu getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.
20 וְשָׁחַטְתָּ֣ Ve–keseceksin אֶת־ –i הָאַ֗יִל koçu וְלָקַחְתָּ֤ ve–alacaksın מִדָּמוֹ֙ kanından וְנָֽתַתָּ֡ה ve–koyacaksın עַל־ üzerinde תְּנוּךְ֩ yumuşağının אֹ֨זֶן kulağının אַהֲרֹ֜ן Harun'un וְעַל־ ve–üzerinde תְּנ֨וּךְ yumuşağının אֹ֤זֶן kulağının בָּנָיו֙ oğullarının הַיְמָנִ֔ית sağ וְעַל־ ve–üzerinde בֹּ֤הֶן başparmakının יָדָם֙ elinin הַיְמָנִ֔ית sağ וְעַל־ ve–üzerinde בֹּ֥הֶן başparmakının רַגְלָ֖ם ayağının הַיְמָנִ֑ית sağ וְזָרַקְתָּ֧ ve–serpireceksin אֶת־ –i הַדָּ֛ם kanı עַל־ üzerinde הַמִּזְבֵּ֖חַ sunağın סָבִֽיב׃ etrafında
Koçu sen kes. Kanını Harunla oğullarının sağ kulak memelerine, sağ el ve ayaklarının baş parmaklarına sür. Artan kanı sunağın her yanına dök.
21 וְלָקַחְתָּ֞ Ve–alacaksın מִן־ –den הַדָּ֨ם kanın אֲשֶׁ֥ר ki עַֽל־ üzerinde הַמִּזְבֵּחַ֮ sunağın וּמִשֶּׁ֣מֶן ve–yağından הַמִּשְׁחָה֒ mesh–etmenin וְהִזֵּיתָ֤ ve–serpireceksin עַֽל־ üzerinde אַהֲרֹן֙ Harun'un וְעַל־ ve–üzerinde בְּגָדָ֔יו giysilerinin וְעַל־ ve–üzerinde בָּנָ֛יו oğullarının וְעַל־ ve–üzerinde בִּגְדֵ֥י giysilerinin בָנָ֖יו oğullarının אִתּ֑וֹ onunla וְקָדַ֥שׁ ve–kutsallanacak הוּא֙ o וּבְגָדָ֔יו ve–giysileri וּבָנָ֛יו ve–oğulları וּבִגְדֵ֥י ve–giysileri בָנָ֖יו oğullarının אִתּֽוֹ׃ onunla
Sunağın üzerindeki kanı ve mesh yağını Harunla oğullarının ve giysilerinin üzerine serp. Böylece Harunla oğulları ve giysileri kutsal kılınmış olacak.
22 וְלָקַחְתָּ֣ Ve–alacaksın מִן־ –den הָ֠אַיִל koçun הַחֵ֨לֶב yağını וְהָֽאַלְיָ֜ה ve–kuyruğunu וְאֶת־ ve– הַחֵ֣לֶב ׀ yağını הַֽמְכַסֶּ֣ה örten אֶת־ –i הַקֶּ֗רֶב iç–organları וְאֵ֨ת ve– יֹתֶ֤רֶת lobunu הַכָּבֵד֙ karaciğerin וְאֵ֣ת ׀ ve– שְׁתֵּ֣י iki הַכְּלָיֹ֗ת böbrekleri וְאֶת־ ve– הַחֵ֙לֶב֙ yağını אֲשֶׁ֣ר ki עֲלֵהֶ֔ן üzerlerindeki וְאֵ֖ת ve– שׁ֣וֹק budu הַיָּמִ֑ין sağ כִּ֛י çünkü אֵ֥יל koç מִלֻּאִ֖ים atama הֽוּא׃ odur
‹‹Koçun yağını, kuyruk yağını, bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini, böbrek yağlarını ve sağ budunu al. -Çünkü bu, biri göreve atanırken kesilen koçtur.-
23 וְכִכַּ֨ר Ve–somun לֶ֜חֶם ekmek אַחַ֗ת bir וַֽחַלַּ֨ת ve–çörek לֶ֥חֶם ekmek שֶׁ֛מֶן yağlı אַחַ֖ת bir וְרָקִ֣יק ve–yufka אֶחָ֑ד bir מִסַּל֙ sepetten הַמַּצּ֔וֹת mayısız–ekmeklerin אֲשֶׁ֖ר ki לִפְנֵ֥י önünde יְהוָֽה׃ YHVH'nın
Huzurumdaki mayasız ekmek sepetinden bir somun, yağlı pide ve yufka al,
24 וְשַׂמְתָּ֣ Ve–koyacaksın הַכֹּ֔ל hepsini עַ֚ל üzerinde כַּפֵּ֣י avuclarının אַהֲרֹ֔ן Harun'un וְעַ֖ל ve–üzerinde כַּפֵּ֣י avuclarının בָנָ֑יו oğullarının וְהֵנַפְתָּ֥ ve–sallayacaksın אֹתָ֛ם onları תְּנוּפָ֖ה sallama–sunusu לִפְנֵ֥י önünde יְהוָֽה׃ YHVH'nın
hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,
25 וְלָקַחְתָּ֤ Ve–alacaksın אֹתָם֙ onları מִיָּדָ֔ם ellerinden וְהִקְטַרְתָּ֥ ve–yakacaksın הַמִּזְבֵּ֖חָה sunakta עַל־ üzerinde הָעֹלָ֑ה yakımalık–sunusunun לְרֵ֤יחַ koku–için נִיח֙וֹחַ֙ hoş לִפְנֵ֣י önünde יְהוָ֔ה YHVH'nın אִשֶּׁ֥ה ateş–sunusu ה֖וּא odur לַיהוָֽה׃ için–YHVH
sonra ellerinden alıp sunakta yakmalık sunuyla birlikte beni hoşnut eden koku olarak yak. Bu, RAB için yakılan sunudur.
26 וְלָקַחְתָּ֣ Ve–alacaksın אֶת־ –i הֶֽחָזֶ֗ה döşünü מֵאֵ֤יל koçundan הַמִּלֻּאִים֙ atamanın אֲשֶׁ֣ר ki לְאַהֲרֹ֔ן için–Harun'un וְהֵנַפְתָּ֥ ve–sallayacaksın אֹת֛וֹ onu תְּנוּפָ֖ה sallama–sunusu לִפְנֵ֣י önünde יְהוָ֑ה YHVH'nın וְהָיָ֥ה ve–olacak לְךָ֖ sana לְמָנָֽה׃ pay–için
‹‹Harunun atanması için sunulacak koçun döşünü huzurumda sallamalık sunu olarak salla. O döş senin payın olacak.
27 וְקִדַּשְׁתָּ֞ Ve–kutsallaştıracaksın אֵ֣ת ׀ –i חֲזֵ֣ה döşünü הַתְּנוּפָ֗ה sallama–sunusunun וְאֵת֙ ve– שׁ֣וֹק budunu הַתְּרוּמָ֔ה kaldırma–sunusunun אֲשֶׁ֥ר ki הוּנַ֖ף sallandı וַאֲשֶׁ֣ר ve–ki הוּרָ֑ם kaldırıldı מֵאֵיל֙ koçundan הַמִּלֻּאִ֔ים atamanın מֵאֲשֶׁ֥ר hangisinden לְאַהֲרֹ֖ן için–Harun'un וּמֵאֲשֶׁ֥ר ve–hangisinden לְבָנָֽיו׃ için–oğullarının
Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.
28 וְהָיָה֩ Ve–olacak לְאַהֲרֹ֨ן için–Harun'un וּלְבָנָ֜יו ve–için–oğullarının לְחָק־ kural עוֹלָ֗ם sonsuza–dek מֵאֵת֙ tarafından בְּנֵ֣י oğullarının יִשְׂרָאֵ֔ל Yisrael'in כִּ֥י çünkü תְרוּמָ֖ה kaldırma–sunusu ה֑וּא odur וּתְרוּמָ֞ה ve–kaldırma–sunusu יִהְיֶ֨ה olacak מֵאֵ֤ת tarafından בְּנֵֽי־ oğullarının יִשְׂרָאֵל֙ Yisrael'in מִזִּבְחֵ֣י kurbanlarından שַׁלְמֵיהֶ֔ם eşenlik–sunularının תְּרוּמָתָ֖ם kaldırma–sunuları לַיהוָֽה׃ için–YHVH
İsrailliler bunları sürekli Harunla oğullarının payına ayıracak. Bu, İsraillilerin RABbe sunduğu esenlik kurbanlarından biridir.
29 וּבִגְדֵ֤י Ve–giysileri הַקֹּ֙דֶשׁ֙ kutsallığın אֲשֶׁ֣ר ki לְאַהֲרֹ֔ן için–Harun'un יִהְי֥וּ olacak לְבָנָ֖יו için–oğullarının אַחֲרָ֑יו sonraki לְמָשְׁחָ֣ה mesh–edilmek–için בָהֶ֔ם içinde–onların וּלְמַלֵּא־ ve–doldurmak–için בָ֖ם içinde–onların אֶת־ –i יָדָֽם׃ ellerini
‹‹Harunun kutsal giysileri, kendinden sonra oğullarına kalacak. Meshedilip atanırlarken bu giysileri giyecekler.
30 שִׁבְעַ֣ת yedi יָמִ֗ים günler יִלְבָּשָׁ֧ם giyecek–onları הַכֹּהֵ֛ן kahin תַּחְתָּ֖יו yerine–onun מִבָּנָ֑יו oğullarından אֲשֶׁ֥ר ki יָבֹ֛א gelecek אֶל־ –e אֹ֥הֶל çadıra מוֹעֵ֖ד toplanma לְשָׁרֵ֥ת hizmet–etmek–için בַּקֹּֽדֶשׁ׃ kutsalda
Harunun yerine kâhin olan oğlu, Kutsal Yerde hizmet etmek üzere Buluşma Çadırına girdiğinde yedi gün bu giysileri giyecek.
31 וְאֵ֛ת Ve– אֵ֥יל koçu הַמִּלֻּאִ֖ים atamanın תִּקָּ֑ח alacaksın וּבִשַּׁלְתָּ֥ ve–pişireceksin אֶת־ –i בְּשָׂר֖וֹ etini בְּמָקֹ֥ם yerde קָדֹֽשׁ׃ kutsal
‹‹Harunla oğulları göreve atanırken kesilen koçun etini kutsal bir yerde haşlayacaksın. Haşlanan eti ve sepetteki ekmeği Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecekler.
32 וְאָכַ֨ל Ve–yiyecek אַהֲרֹ֤ן Harun וּבָנָיו֙ ve–oğulları אֶת־ –i בְּשַׂ֣ר etini הָאַ֔יִל koçun וְאֶת־ ve– הַלֶּ֖חֶם ekmeği אֲשֶׁ֣ר ki בַּסָּ֑ל sepette פֶּ֖תַח girişinde אֹ֥הֶל çadırın מוֹעֵֽד׃ toplanma
33 וְאָכְל֤וּ Ve–yiyecekler אֹתָם֙ onları אֲשֶׁ֣ר ki כֻּפַּ֣ר kefaret–edildi בָּהֶ֔ם onlarla לְמַלֵּ֥א doldurmak–için אֶת־ –i יָדָ֖ם ellerini לְקַדֵּ֣שׁ kutsallaştırmak–için אֹתָ֑ם onları וְזָ֥ר ve–yabancı לֹא־ olmayacak יֹאכַ֖ל yiyecek כִּי־ çünkü קֹ֥דֶשׁ kutsal הֵֽם׃ onlar
Atanıp kutsal kılınmaları için günahları bağışlatan bu sunuları yalnız onlar yiyebilir. Yabancı biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldır.
34 וְֽאִם־ Ve–eğer יִוָּתֵ֞ר kalırsa מִבְּשַׂ֧ר etinden הַמִּלֻּאִ֛ים atamanın וּמִן־ ve––den הַלֶּ֖חֶם ekmekten עַד־ kadar הַבֹּ֑קֶר sabaha וְשָׂרַפְתָּ֤ ve–yakacaksın אֶת־ –i הַנּוֹתָר֙ kalanı בָּאֵ֔שׁ ateş–ile לֹ֥א olmayacak יֵאָכֵ֖ל yenilecek כִּי־ çünkü קֹ֥דֶשׁ kutsal הֽוּא׃ odur
Atanmaları için kesilen kurbanın etinden ya da ekmekten sabaha artan olursa, yakacaksın. Bunlar yenmeyecek, çünkü kutsaldır.
35 וְעָשִׂ֜יתָ Ve–yapacaksın לְאַהֲרֹ֤ן için–Harun'un וּלְבָנָיו֙ ve–için–oğullarının כָּ֔כָה böyle כְּכֹ֥ל göre–tüm אֲשֶׁר־ ki צִוִּ֖יתִי emrettim אֹתָ֑כָה sana שִׁבְעַ֥ת yedi יָמִ֖ים günler תְּמַלֵּ֥א dolduracaksın יָדָֽם׃ ellerini
‹‹Harunla oğulları için sana buyurduklarımın hepsini yap. Atanmaları yedi gün sürecek.
36 וּפַ֨ר Ve–boğa חַטָּ֜את günah–sunusu תַּעֲשֶׂ֤ה yapacaksın לַיּוֹם֙ gün–için עַל־ üzerinde הַכִּפֻּרִ֔ים kefaretlerin וְחִטֵּאתָ֙ ve–temizleyeceksin עַל־ üzerinde הַמִּזְבֵּ֔חַ sunağın בְּכַפֶּרְךָ֖ kefaret–ettiğinde עָלָ֑יו üzerinde וּמָֽשַׁחְתָּ֥ ve–mesh–edeceksin אֹת֖וֹ onu לְקַדְּשֽׁוֹ׃ kutsallaştırmak–için–onu
Günah bağışlatmak için günah sunusu olarak her gün bir boğa sunacaksın. Sunağı arındırmak için günah sunusu sun, kutsal kılmak için de meshet.
37 שִׁבְעַ֣ת yedi יָמִ֗ים günler תְּכַפֵּר֙ kefaret–edeceksin עַל־ üzerinde הַמִּזְבֵּ֔חַ sunağın וְקִדַּשְׁתָּ֖ ve–kutsallaştıracaksın אֹת֑וֹ onu וְהָיָ֤ה ve–olacak הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ sunak קֹ֣דֶשׁ kutsal קָֽדָשִׁ֔ים kutsalların כָּל־ tüm הַנֹּגֵ֥עַ dokunan בַּמִּזְבֵּ֖חַ sunağa יִקְדָּֽשׁ׃ kutsallanacak ס §
Yedi gün sunağı arındırarak kutsal kılacaksın. Böylece sunak çok kutsal olacak. Ona dokunan her şey de kutsal sayılacaktır.››
38 וְזֶ֕ה Ve–bu אֲשֶׁ֥ר ki תַּעֲשֶׂ֖ה yapacaksın עַל־ üzerinde הַמִּזְבֵּ֑חַ sunağın כְּבָשִׂ֧ים kuzular בְּנֵֽי־ oğulları שָׁנָ֛ה bir–yılın שְׁנַ֥יִם iki לַיּ֖וֹם gün–için תָּמִֽיד׃ sürekli
‹‹Düzenli olarak her gün sunağın üzerinde bir yaşında iki erkek kuzu sunacaksınız.
39 אֶת־ –i הַכֶּ֥בֶשׂ kuzu הָאֶחָ֖ד bir תַּעֲשֶׂ֣ה yapacaksın בַבֹּ֑קֶר sabahta וְאֵת֙ ve– הַכֶּ֣בֶשׂ kuzu הַשֵּׁנִ֔י ikinci תַּעֲשֶׂ֖ה yapacaksın בֵּ֥ין arasında הָעַרְבָּֽיִם׃ akşamların
Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.
40 וְעִשָּׂרֹ֨ן Ve–onda–biri סֹ֜לֶת ince–un בָּל֨וּל karıştırılmış בְּשֶׁ֤מֶן yağ–ile כָּתִית֙ dövülmüş רֶ֣בַע dörtte–biri הַהִ֔ין hin וְנֵ֕סֶךְ ve–dökü–sunusu רְבִעִ֥ית dörtte–biri הַהִ֖ין hin יָ֑יִן şarap לַכֶּ֖בֶשׂ için–kuzu הָאֶחָֽד׃ bir
Kuzuyla birlikte dörtte bir hin sıkma zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efafü ince un ve dökmelik sunu olarak dörtte bir hin şarap sunacaksınız.
41 וְאֵת֙ Ve– הַכֶּ֣בֶשׂ kuzu הַשֵּׁנִ֔י ikinci תַּעֲשֶׂ֖ה yapacaksın בֵּ֣ין arasında הָעַרְבָּ֑יִם akşamların כְּמִנְחַ֨ת gibi–tahil–sunusunun הַבֹּ֤קֶר sabahın וּכְנִסְכָּהּ֙ ve–gibi–dökü–sunusunun תַּֽעֲשֶׂה־ yapacaksın לָּ֔הּ ona לְרֵ֣יחַ koku–için נִיחֹ֔חַ hoş אִשֶּׁ֖ה ateş–sunusu לַיהוָֽה׃ için–YHVH
Öbür kuzuyu akşamüstü, beni hoşnut eden koku, yakılan sunu olarak, sabahki gibi tahıl sunusu ve dökmelik sunuyla birlikte bana sunacaksınız.
42 עֹלַ֤ת yakımalık–sunusu תָּמִיד֙ sürekli לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם nesilleriniz–boyunca פֶּ֥תַח girişinde אֹֽהֶל־ çadırın מוֹעֵ֖ד toplanma לִפְנֵ֣י önünde יְהוָ֑ה YHVH'nın אֲשֶׁ֨ר ki אִוָּעֵ֤ד buluşacağım לָכֶם֙ sizinle שָׁ֔מָּה orada לְדַבֵּ֥ר konuşmak–için אֵלֶ֖יךָ sana שָֽׁם׃ orada
‹‹Bu yakmalık sunu Buluşma Çadırının giriş bölümünde, RABbin huzurunda, kuşaklar boyu sürekli sunulacaktır. Musayla konuşmak için İsrail halkıyla orada buluşacağım.
43 וְנֹעַדְתִּ֥י Ve–buluşacağım שָׁ֖מָּה orada לִבְנֵ֣י ile–oğullarının יִשְׂרָאֵ֑ל Yisrael'in וְנִקְדַּ֖שׁ ve–kutsallanacak בִּכְבֹדִֽי׃ yüeelliğim–ile
İsraillilerle buluşurken çadır görkemimle kutsal kılınacak.
44 וְקִדַּשְׁתִּ֛י Ve–kutsallaştıracağım אֶת־ –i אֹ֥הֶל çadırı מוֹעֵ֖ד toplanma וְאֶת־ ve– הַמִּזְבֵּ֑חַ sunağı וְאֶת־ ve– אַהֲרֹ֧ן Harun'u וְאֶת־ ve– בָּנָ֛יו oğullarını אֲקַדֵּ֖שׁ kutsallaştıracağım לְכַהֵ֥ן kahinlik–etmeleri–için לִֽי׃ bana
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.
45 וְשָׁ֣כַנְתִּ֔י Ve–oturacağım בְּת֖וֹךְ içinde בְּנֵ֣י oğullarının יִשְׂרָאֵ֑ל Yisrael'in וְהָיִ֥יתִי ve–olacağım לָהֶ֖ם onlara לֵאלֹהִֽים׃ Tanrı–olarak
İsrailliler arasında yaşayacak, onların Tanrısı olacağım.
46 וְיָדְע֗וּ Ve–bilecekler כִּ֣י ki אֲנִ֤י Ben יְהוָה֙ YHVH אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם Tanrıları אֲשֶׁ֨ר ki הוֹצֵ֧אתִי çıkardım אֹתָ֛ם onları מֵאֶ֥רֶץ ülkesinden מִצְרַ֖יִם Mısır'ın לְשָׁכְנִ֣י oturmam–için בְתוֹכָ֑ם aralarında אֲנִ֖י Ben יְהוָ֥ה YHVH אֱלֹהֵיהֶֽם׃ Tanrıları פ ¶
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››