1 שׁ֚וּבָה dön יִשְׂרָאֵ֔ל İsrail עַ֖ד –e יְהוָ֣ה YHVH'ye אֱלֹהֶ֑יךָ Elohim'ine כִּ֥י çünkü כָשַׁ֖לְתָּ sendeledi בַּעֲוֺנֶֽךָ׃ suçunda
Tanrın RABbe dön, ey İsrail, Çünkü suçlarından ötürü tökezledin.
2 קְח֤וּ alın עִמָּכֶם֙ yanınıza דְּבָרִ֔ים sözler וְשׁ֖וּבוּ ve–dönün אֶל־ –e יְהוָ֑ה YHVH'ye אִמְר֣וּ deyin אֵלָ֗יו ona כָּל־ bütün– תִּשָּׂ֤א kaldır עָוֺן֙ suç וְקַח־ ve–al– ט֔וֹב iyiliği וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה ve–ödeyeceğiz פָרִ֖ים boğaları שְׂפָתֵֽינוּ׃ dudaklarımızın
Dualarla gidin, RABbe dönün, Ona, ‹‹Bağışla bütün suçlarımızı›› deyin, ‹‹Lütfet, kabul et bizi, Öyle ki, dudaklarımızın kurbanını sunalım.
3 אַשּׁ֣וּר ׀ Asur לֹ֣א değil יוֹשִׁיעֵ֗נוּ kurtaracak–bizi עַל־ üzerine– סוּס֙ at לֹ֣א değil נִרְכָּ֔ב bineceğiz וְלֹא־ ve–değil– נֹ֥אמַר diyeceğiz ע֛וֹד artık אֱלֹהֵ֖ינוּ Elohim'imiz לְמַעֲשֵׂ֣ה yapımına יָדֵ֑ינוּ ellerimizin אֲשֶׁר־ ki– בְּךָ֖ sende יְרֻחַ֥ם merhamet–görür יָתֽוֹם׃ öksüz
Asur kurtaramaz bizi, Savaş atlarına binmeyeceğiz. Artık ellerimizle yaptığımıza ‹Tanrımız› demeyeceğiz, Çünkü öksüz sende merhamet bulur.››
4 אֶרְפָּא֙ iyileştireceğim מְשׁ֣וּבָתָ֔ם dönekliklerini אֹהֲבֵ֖ם seveceğim–onları נְדָבָ֑ה karşılıksız כִּ֛י çünkü שָׁ֥ב döndü אַפִּ֖י öfkem מִמֶּֽנּוּ׃ ondan
‹‹Onların dönekliğini düzelteceğim, Gönülden seveceğim onları, Çünkü onlara karşı öfkem dindi.
5 אֶהְיֶ֤ה olacağım כַטַּל֙ çiy–gibi לְיִשְׂרָאֵ֔ל İsrail–için יִפְרַ֖ח çiçek–açacak כַּשּֽׁוֹשַׁנָּ֑ה zambak–gibi וְיַ֥ךְ ve–salacak שָׁרָשָׁ֖יו köklerini כַּלְּבָנֽוֹן׃ Lübnan–gibi
Çiy gibi olacağım İsraile; Zambak gibi çiçek açacak, Lübnan sediri gibi kök salacaklar.
6 יֵֽלְכוּ֙ yayılacak יֹֽנְקוֹתָ֔יו filizleri וִיהִ֥י ve–olacak כַזַּ֖יִת zeytin–gibi הוֹד֑וֹ güzelliği וְרֵ֥יחַֽ ve–kokusu ל֖וֹ ona כַּלְּבָנֽוֹן׃ Lübnan–gibi
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.
7 יָשֻׁ֙בוּ֙ dönecekler יֹשְׁבֵ֣י oturanlar בְצִלּ֔וֹ gölgesinde יְחַיּ֥וּ canlandıracaklar דָגָ֖ן tahılı וְיִפְרְח֣וּ ve–çiçek–açacaklar כַגָּ֑פֶן asma–gibi זִכְר֖וֹ hatırası כְּיֵ֥ין şarabı–gibi לְבָנֽוֹן׃ Lübnan'ın ס §
Yine insanlar oturacak gölgesinde; Buğday gibi gelişecek, Asma gibi serpilecekler; Lübnan şarabı kadar ün kazanacaklar.
8 אֶפְרַ֕יִם Efrayim מַה־ ne– לִּ֥י bana ע֖וֹד artık לָֽעֲצַבִּ֑ים putlarla אֲנִ֧י ben עָנִ֣יתִי cevap–verdim וַאֲשׁוּרֶ֗נּוּ ve–bakacağım–ona אֲנִי֙ ben כִּבְר֣וֹשׁ servi–gibi רַֽעֲנָ֔ן yeşil מִמֶּ֖נִּי benden פֶּרְיְךָ֥ meyven נִמְצָֽא׃ bulunur
Ey Efrayim, artık ne işim var putlarla? Yanıtlayacak, seninle ilgileneceğim. Yeşil çam gibiyim ben, Senin verimliliğin benden kaynaklanıyor.››
9 מִ֤י kim חָכָם֙ bilge וְיָ֣בֵֽן ve–anlasın אֵ֔לֶּה bunları נָב֖וֹן anlayışlı וְיֵֽדָעֵ֑ם ve–bilsin–onları כִּֽי־ çünkü– יְשָׁרִ֞ים doğru דַּרְכֵ֣י yolları יְהוָ֗ה YHVH'nin וְצַדִּקִים֙ ve–doğrular יֵ֣לְכוּ yürür בָ֔ם onlarda וּפֹשְׁעִ֖ים ve–isyankârlar יִכָּ֥שְׁלוּ sendeleyecekler בָֽם׃ onlarda
Bilge kişi kavrasın bunları, Anlayan anlasın. Çünkü RAB'bin yolları adildir; Bu yollarda yürür doğrular, Ama başkaldıranlar bu yollarda sendeler. Next: Joel Sacred Texts | Bible « Previous: Turkish Bible: Hebrews Index Next: Turkish Bible Index »