İsa dağın yamacından indi; büyük bir kalabalık Onun peşinden gitti.
2
Bu sırada cüzamlı bir adam Ona yaklaştı. Önünde secde etti, “Efendimiz, biliyorum ki istesen bana şifa verebilirsin” dedi.
3
İsa adama dokundu, “İsterim, şifa bul!” dedi. Adam anında şifa buldu.
4
Ardından İsa ona şöyle dedi: “Bu olanları kimseye anlatma. Git, rahibe görün. Şifa bulduğunu herkese göstermek için Musanın emrettiği kurbanı sun.”
5
İsa Kefarnahum şehrine gitti. Orada Romalı bir yüzbaşı İsaya geldi, yardım etmesi için yalvardı.
6
Ona, “Efendimiz, uşağım evde hasta yatıyor. Felçlidir, büyük acı çekiyor” dedi.
7
İsa yüzbaşıya, “Gelip ona şifa veririm” dedi.
8
Yüzbaşı şöyle cevap verdi: “Efendimiz, evime girmene lâyık değilim. Sen yeter ki emir ver, uşağım şifa bulur.
9
Emretmek nedir bilirim. Çünkü ben de hem emir alır hem de emir veririm. Bir askere ‘Git derim, gider. Başka bir askere ‘Gel derim, gelir. Uşağıma, ‘Şunu yap derim, yapar.”
10
İsa bu sözlere hayran kaldı. Yanındakilere şöyle dedi: “Emin olun, İsrailde bile hiç kimsede böyle büyük iman görmedim.
11
Size şunu söyleyeyim, doğudan ve batıdan birçok insan gelecek. Bunlar Allahın Hükümranlığında İbrahimle, İshakla ve Yakubla aynı sofraya oturacaklar.
12
Fakat hükümranlığın asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada feryat ve figan olacaktır.”
13
Sonra İsa yüzbaşıya döndü, “Evine dön. İman ettiğin gibi, uşağın şifa bulacak” dedi. Uşak o anda şifa buldu.
14
İsa, Petrusun evine gitti. Petrusun kaynanasının yüksek ateşle hasta yattığını gördü.
15
İsa kadının eline dokununca ateşi düştü. Sonra kadın yataktan kalktı ve İsaya hizmet etmeye başladı.
16
O akşam cinli birçok insanı İsaya getirdiler. İsa tek bir emirle cinleri kovdu. Hastaların hepsine şifa verdi.
17
Böylece Allahın Yeşaya Peygamberin ağzıyla Mesih hakkında söylediği şu sözler yerine geldi: “Zayıflıklarımızı O kaldırdı, hastalıklarımızı O yüklendi.”
18
İsanın çevresini büyük bir kalabalık sardı. Bu yüzden şakirtlerine gölün karşı kıyısına geçmelerini söyledi.
19
Bu sırada bir din âlimi Ona yaklaştı, “Hocam, nereye gidersen seni takip edeceğim” dedi.
20
İsa ona, “Tilkilerin ini, kuşların yuvası var. Fakat İnsanoğlunun başını yaslayacak yeri yok” dedi.
21
Başka bir şakirt, “Efendimiz, izin ver babam ölene kadar bekleyeyim” dedi.
Tekne kıyıdan uzaklaşınca gölde şiddetli bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar tekneyi yutacak gibiydi. İsa bu sırada uyuyordu.
25
Şakirtler yanına geldiler, Onu uyandırdılar. “Efendimiz, öleceğiz! Kurtar bizi!” diye bağrıştılar.
26
İsa, “Sizi kıt imanlılar! Neden korkuyorsunuz?” dedi. Sonra kalktı, rüzgârı ve gölü azarladı. Rüzgâr dindi, göl sütliman oldu.
27
Şakirtler şaşkına döndüler. “Bu adam kim ki, rüzgâr ve göl bile Ona itaat ediyor!” dediler.
28
İsa gölün karşı kıyısına, Gadara yöresine vardı. Orada cinli iki adam Onu karşıladı. Bu adamlar mezarlık mağaralarda yaşıyordu. Çok tehlikeliydiler; mağaraların yakınındaki yoldan hiç kimse geçemiyordu.
29
Adamlar İsayı görür görmez, “Bizden ne istiyorsun, ey Allahın semavî Oğlu? Bizi vaktinden önce cezalandırmak için mi buraya geldin?” diye bağırdılar.
30
Uzakta büyük bir domuz sürüsü otluyordu.
31
Cinler İsaya, “Eğer bizi bu adamların içinden kovacaksan sana yalvarırız, şu domuz sürüsüne gönder” dediler.
32
O zaman İsa onlara, “Gidin!” dedi. Cinler adamları terk edip domuzların içine girdiler. Bütün domuz sürüsü yamaçtan aşağı koşturarak göle atladı, hepsi boğuldu.
33
Domuzları güden adamlar koşa koşa uzaklaştılar. Şehre gittiler, olan biten her şeyi, özellikle de cinli adamlara olanları anlattılar.
34
Bunun üzerine bütün şehir halkı İsayı görmek için yola çıktı. Ona geldiler, bölgelerinden uzaklaşması için yalvardılar.