İsa halka yine misallerle konuşmaya başladı. Şöyle dedi:
2
“Semavî Hükümranlık, oğlu için düğün ziyafeti veren bir krala benzer.
3
Kral, davetlileri ziyafete çağırsınlar diye hizmetkârlarını göndermiş, fakat davetliler gelmek istememiş.
4
“Kral bir kez daha hizmetkârlarını göndermiş. Onlara şöyle demiş: ‘Davetlilere şunu söyleyin: Bakın ziyafet hazırlandı. Boğalarımı ve besili sığırlarımı kestim. Her şey hazır, buyurun ziyafete!
5
“Fakat davetliler bu davete ilgi göstermemişler. Bazıları tarlada, bazıları da dükkânlarında çalışmaya gitmiş.
6
Diğerleri kralın hizmetkârlarını yakalayıp hırpalamış, ardından da öldürmüş.
7
Kral duruma öfkelenmiş. Askerlerini gönderip o katilleri yok etmiş; şehirlerini ateşe vermiş.
8
“Sonra hizmetkârlarına şöyle demiş: ‘Düğün ziyafeti hazır, fakat davet ettiklerim buna lâyık değilmiş.
9
O zaman yol kavşaklarına gidin, kimi bulursanız davet edin.
10
Hizmetkârlar sokaklara çıkmış, iyi kötü kimi buldularsa toplamışlar. Ziyafet alanı konuklarla dolmuş.
11
“Kral konukları görmeye gelince üzerinde düğün elbisesi olmayan bir adam görmüş.
12
Adama, ‘Arkadaş, üzerinde düğün elbisesi olmadan buraya nasıl girdin? diye sormuş. Adam cevap verememiş.
13
O zaman kral hizmetkârlarına şöyle emretmiş: ‘Bu adamın ellerini ayaklarını bağlayın ve onu dışarıdaki karanlığa atın! Orada feryat ve figan olacaktır.
14
Evet, davet edilenler çok, fakat seçilenler azdır.”
15
Sonra Ferisiler oradan ayrıldılar. İsaya düzen kurmak için bir araya geldiler. Onu kendi sözleriyle tuzağa düşürmek istiyorlardı.
16
Kendi şakirtlerini Hirodes yanlılarıyla birlikte İsaya gönderdiler. Bunlar gelip İsaya sordular: “Hocam, senin dürüst biri olduğunu biliyoruz. Sözünü sakınmazsın. İnsanlar arasında ayrım yapmadan Allahın yolunu dosdoğru vazedersin. Kimseyi kayırmazsın.
17
Söyle bize: Sezara vergi vermek caiz mi, değil mi?”
18
İsa onların kötü niyetinin farkındaydı. Onlara şöyle dedi: “Sizi ikiyüzlüler! Neden beni tuzağa düşürmeye kalkışıyorsunuz?
19
Vergi olarak verdiğiniz parayı bana gösterin.” Ona bir dinar getirdiler.
20
İsa, “Üzerinde kimin resmi, kimin adı var?” diye sordu.
21
Onlar, “Sezarın” diye cevap verdiler. O zaman İsa, “O halde Sezarın hakkını Sezara, Allahın hakkını Allaha verin!” dedi.
22
Bu cevabı duyunca büyük şaşkınlığa düştüler. Onun yanından uzaklaştılar.
23
Aynı gün Sadukiler İsanın yanına geldiler. Bunlar ölülerin dirileceğine inanmazlar. Ona şöyle dediler:
24
“Hocam, Musa Tevratta şöyle der: ‘Bir adam çocuksuz ölürse, kardeşi onun dul karısıyla evlensin, soyunu sürdürsün.
25
Aramızda yedi kardeş vardı. En büyük olan evlendi ve sonra öldü. Çocuğu olmadığından kardeşi onun dul karısını aldı.
26
Aynı şey ikinci ve üçüncü kardeşin de başına geldi. Yedi kardeşin hepsi kadınla evlendi ve öldü.
27
En sonunda kadın da öldü.
28
Ahirette bu kadın yedi kardeşten hangisinin karısı olacak? Zira hepsiyle evlendi.”
29
İsa onlara şöyle cevap verdi: “Tevratı ve Allahın kudretini bilmediğinizden dolayı sapıtıyorsunuz!
30
Ahirette insanlar evlenmez. Cennetteki melekler gibidirler.
31
Allahın diriliş hakkında ne söylediğini okumadınız mı? Allah şöyle diyor:
32
‘Ben İbrahimin, İshakın, Yakubun Allahıyım. O ölülerin değil, dirilerin Allahıdır.”
33
Kalabalıklar bu sözleri işitti. İsanın vaazı karşısında şaşakaldılar.
34
Ferisiler İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.
35
İçlerinden bir şeriat âlimi, İsayı tuzağa düşürmek için şöyle sordu:
36
“Hoca, şeriattaki en büyük emir nedir?”
37
İsa ona, “Rab Allahını bütün kalbinle, bütün canınla, bütün aklınla sev” dedi.
38
“Birinci ve en büyük emir budur.
39
Buna benzer ikinci emir ise şudur: ‘Komşunu kendini sevdiğin gibi sev.
40
Bütün Tevrat ve peygamberlik kitapları bu iki emre dayanır.”
41
Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şunu sordu:
42
“Mesih hakkındaki düşünceniz nedir? O kimin oğludur?” Onlar, “Davudun Oğludur” diye cevap verdiler.
43
İsa şöyle dedi: “O halde Davud Mukaddes Ruh vasıtasıyla Mesihe neden ‘Efendim diye hitap ediyor? Davud Zeburda şöyle diyor:
44
‘Rab Efendime dedi ki, sağımda otur. Bütün düşmanlarını ayaklarının altına sereceğim.
45
“Eğer Davud, Mesihe ‘Efendim diyorsa, Mesih nasıl onun oğlu olabilir?”
46
İsaya cevap veremediler. O günden sonra kimse Ona soru sormaya cesaret edemedi.