İsa Mukaddes Ruhla dolu olarak Şeria Irmağından ayrıldı, kıra gitti. Mukaddes Ruh orada Ona yol gösterdi.
2
Şeytan kırda İsayı kırk gün boyunca ayartmaya çalıştı. Bu süre boyunca İsa hiçbir şey yemedi. Sonunda acıktı.
3
Şeytan İsaya, “Eğer Allahın semavî Oğluysan emret, şu taşlar ekmek olsun” dedi.
4
İsa Şeytana şöyle cevap verdi: “Tevratta, ‘İnsan yalnız ekmekle yaşamaz diye yazılmıştır.”
5
Bunun üzerine Şeytan İsayı yüksek bir yere çıkardı, bir anda dünyanın bütün ülkelerini gösterdi.
6
Ona şöyle dedi: “Sana bütün bu ülkelerin idaresini vereyim. Bütün güç ve ihtişam senin olur. Bunların hepsi bana verilmiştir. Ben de istediğim kişiye verebilirim.
7
Eğer bana secde edersen, bunların hepsi senin olur.”
8
İsa şu cevabı verdi: “Tevratta şöyle yazılmıştır: ‘Yalnız Rab Allahına secde et, yalnız Ona kulluk et.”
9
Şeytan, İsayı Kudüse götürüp mabedin en yüksek yerine çıkardı ve şöyle dedi: “Eğer Allahın semavî Oğluysan, kendini aşağı at.
10
Çünkü Zeburda şöyle yazılmıştır: ‘Allah meleklerine emredecek, onlar seni koruyacaklar.
11
‘Seni elleri üzerinde taşıyacaklar, ayağın taşa bile çarpmayacak.”
12
Bunun üzerine İsa şöyle cevap verdi: “Tevratta, ‘Rab Allahını imtihan etmeyeceksin diye de yazılmıştır.”
13
Şeytan İsayı ayartmak için her yolu denedikten sonra uygun zamanı beklemek üzere yanından ayrıldı.
14
İsa Celileye Mukaddes Ruhun kudretiyle döndü. Ünü bütün Celileye yayılmıştı.
15
Havralarda vaazlara başladı; herkes Ondan övgüyle bahsediyordu.
16
İsa büyüdüğü yer olan Nasıraya döndü. Şabat Günü her zaman yaptığı gibi havraya gitti. Tevrattan okumak için ayağa kalktı.
17
Ona Yeşaya Peygamberin kitabı verildi. Kitabı açtı, şu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu:
18
“Rabbin Ruhu üzerimdedir. Rab beni fakirlere kurtuluş müjdesini vermek için seçti; esirlere serbest bırakılacaklarını, körlerin göreceklerini bildirmek için, ezilenlerin kurtuluşa kavuşacağını,
19
ve Rabbin lütfunu göstereceği zamanın geleceğini ilân etmek için gönderdi.”
20
İsa kitabı kapatıp görevliye verdi ve oturdu. Havradaki herkes ona bakıyordu.
21
İsa onlara, “Bugün dinlediğiniz bu ayetler yerine geldi” dedi.
22
Oradaki herkes İsa hakkında olumlu konuşuyordu. Onun ağzından çıkan bu güzel sözlere hayran kaldılar. “Yusufun oğlu değil mi bu?” diyorlardı.
23
İsa onlara, “Kuşkusuz bana şu eski deyimi hatırlatacaksınız: ‘Ey hekim, önce kendine şifa ver. Kefernahum şehrinde yaptıklarını duyduk. Aynısını kendi memleketinde de yap.”
24
Sonra şöyle dedi: “Hakikat şu ki, hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.
25
İlyas zamanında üç buçuk yıl hiç yağmur yağmadı; bütün ülkede korkunç bir kıtlık baş gösterdi. O dönemde İsrailde birçok dul kadın vardı.
26
Size doğrusunu söyleyeyim, İlyas bunlardan hiçbirine gönderilmedi; fakat Sayda bölgesindeki Sarafat şehrinde dul bir kadına gönderildi.
27
Elişa Peygamber zamanında İsrailde deri hastalığına yakalanmış bir sürü insan vardı; fakat hiçbiri şifa bulmadı, sadece Suriyeli Naman şifa buldu.”
28
Havradakiler bu sözleri duyunca çok kızdılar.
29
Yerlerinden fırlayıp İsayı şehrin dışına sürdüler. Onu uçurumdan aşağı atmak için şehrin kurulduğu tepenin yamacına götürdüler.
30
Fakat İsa kalabalığı yardı, oradan uzaklaştı.
31
Sonra İsa Celilenin Kefernahum şehrine gitti. Şabat Günü havra cemaatine vaaz ediyordu.
32
Halk İsanın vaazına şaşıp kaldı, çünkü yetkiyle konuşuyordu.
33
Havrada cinli, içinde şeytanî ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle şöyle bağırdı:
34
“Ey Nasıralı İsa! Bizden ne istiyorsun? Buraya bizi yok etmeye mi geldin? Ben senin kim olduğunu biliyorum. Sen Allahın mukaddes Elçisisin!”
35
İsa cini azarladı, “Sus! Hemen adamın içinden çık!” dedi. Cin adamı herkesin önünde yere serdi, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı.
36
İnsanlar şaşkınlık içindeydi. Herkes birbirine, “Bu nasıl bir vaazdır? Güç ve yetkiyle cinlere emir veriyor, onlar da itaat ediyor!” dediler.
37
O bölgede İsayla ilgili haberler her tarafa yayıldı.
38
İsa havradan ayrılıp Simun Petrusun evine gitti. Simunun kayınvalidesi hastaydı. Yüksek ateşi vardı. Oradakiler İsanın kadına yardım etmesi için yalvardılar.
39
İsa kadının başucunda durdu. Hastalığın yok olmasını emretti. Hastalık birden yok oldu. Kadın hemen ayağa kalkıp onlara hizmet etmeye başladı.
40
Güneş batarken insanlar farklı farklı hastalıkları olan yakınlarını İsaya getirdiler. İsa her birine dokunup şifa verdi.
41
Birçok insanın içinden cinler, “Sen Allahın semavî Oğlusun!” diye haykırarak çıktılar. Fakat İsa cinleri azarladı, konuşmalarına izin vermedi, çünkü cinler İsanın Mesih olduğunu biliyorlardı.
42
Ertesi gün İsa tenha bir yere gitti. Kalabalıklar Onu arıyordu. Onu bulduklarında yanlarında alıkoymaya çalıştılar.
43
İsa onlara, “Allahın Hükümranlığıyla ilgili haberi diğer şehirlere duyurmam gerek; çünkü ben bu amaç için gönderildim” dedi.
44
Böylece İsa Yahudiyedeki havralarda vaaz etmeye devam etti.