Söylediklerimizin özeti şudur: Öyle bir başrahibimiz var ki, arşıâlâda Cenabıhakkın tahtının sağında oturmaktadır.
2
Bu yer, Allahın semada kurduğu hakiki ibadet çadırıdır. İnsan yapısı değildir. Başrahibimiz bu çadırın en mukaddes yerinde hizmet etmektedir.
3
Her başrahip Allaha adaklar, kurbanlar sunmak için tayin edilir. Bu sebeple bizim başrahibimiz İsanın da kurban sunması gerekliydi.
4
İsa şimdi yeryüzünde yaşıyor olsaydı rahiplik edemezdi. Çünkü zaten Tevratın şeriatına göre adak sunan rahipler vardır.
5
Bu rahiplerin hizmet ettiği mabet, semadakinin sureti ve örneğidir. Musa Peygamber ibadet çadırını kurmak üzereyken Allah ona şöyle tembih etmişti: “Her şeyi sana dağda gösterdiğim numuneye göre yap.”
6
Şimdiyse İsanın sahip olduğu yetki, o rahiplerin yetkisinden üstündür. Aynı şekilde İsa, Allahla halkı arasında daha üstün bir ahit düzenlemiştir. Çünkü bu ahit daha üstün vaatlere dayanır.
7
Eğer ilk ahit kusursuz olsaydı ikincisine gerek kalmazdı.
8
Fakat Rab halkını kusurlu buldu. Onlara şöyle diyor: “Öyle günler geliyor ki, İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla yeni bir ahit yapacağım.
9
Bu ahit eskisine benzemeyecek. Onların atalarının elinden tutup Mısırdan çıkardım. O zaman onlarla bir ahit yaptım. Fakat bu ahde bağlı kalmadılar. Bu yüzden ben de onlardan yüz çevirdim.
10
O günler geçince İsrail halkı ile yeni bir ahit yapacağım. Kanunlarımı zihinlerine yazacağım, kalplerine işleyeceğim. Onların Allahı olacağım, onlar da benim halkım olacaklar.
11
Hiç kimse vatandaşına, kardeşine akıl verip, ‘Rabbi tanıyın demeyecek. Çünkü küçük büyük herkes beni tanıyacak.
12
Suçlarını affedeceğim, günahlarını artık anmayacağım.”
13
Allah “yeni bir ahit” demekle ilk ahdi eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense yakında ortadan kalkacaktır.