Bu kitap, İsa Mesihten gelen vahiydir. Allah bunu, yakında olması gereken olayları kullarına göstersin diye İsaya verdi. İsa meleğini gönderdi, bu vahyi kulu Yuhannaya iletti.
2
Yuhanna gördüğü her şeye şahitlik eder. Bu, Allahın kelâmı ve İsa Mesihin tebliğidir.
3
Peygamber olarak bildirdiğim bu sözleri yüksek sesle okuyanlara, dinleyenlere ve bu kitapta yazılanları yerine getirenlere ne mutlu! Çünkü her şeyin gerçekleşeceği vakit yakındır.
4
Ben Yuhanna, İsa Mesihin Ege bölgesinde bulunan yedi cemaatine selam ederim! Ezelden ebede kadar var olan Allahtan, tahtının huzurunda duran yedi ruhtan ve İsa Mesihten size lütuf ve selâmet dilerim.
5
İsa Mesih emin şahittir. Ölümden ilk dirilen Odur ve dünya hükümdarlarının hâkimidir. İsa bizi sever. O kendi kanı pahasına bizi günahlarımızdan azat etti.
6
Bizi, semavî Babası Allahın Hükümranlığına kattı, rahipler gibi Ona kulluk etmekle vazifelendirdi. İzzet ve kudret ebetler ebedince İsaya aittir! Âmin.
7
İsa bulutlarla gelecek! Herkes Onu görecek, çarmıhta bedenini deşmiş olanlar bile. Yeryüzündeki bütün halklar Onun için dövünüp feryat edecekler. Evet, âmin!
8
Ezelden ebede kadar var olan kadir Rab Allah, “Her şeyi başlatan, her şeyi bitiren Benim” diyor.
9
Ben mümin kardeşiniz Yuhannayım. Allahın Hükümranlığına sizinle hissedarım. Sizin gibi İsa yolunda cefaya tahammül ediyorum. Allahın kelâmını ve İsayı tebliğ ettiğim için Patmos adasında hapiste bulunuyordum.
10
Bir pazar günü Allahın Ruhu bana hâkim oldu. Arkamda borazan sesine benzer kuvvetli bir ses işittim.
11
Ses, “Gördüklerini kayda geçir; bunları yedi cemaate, yani Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfya ve Laodikya şehirlerindeki cemaatlere gönder” dedi.
12
Bana kimin seslendiğini görmek için arkama döndüm. Döndüğümde yedi altın kandillik gördüm.
13
Bunların ortasında insana benzer biri duruyordu. Ayaklarını örten bir cübbe giymişti; göğsünü altın kuşakla sarmıştı.
14
Başı ve saçları ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateş gibi parlıyordu.
15
Ayakları, ocakta kor hale gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.
16
Sağ elinde yedi yıldız vardı. Ağzından iki ağızlı keskin bir kılıç uzanıyordu. Yüzü, öğlen güneşi gibi parlıyordu.
17
Onu görünce ayaklarının dibine ölü gibi yere yığıldım. Sağ eliyle bana dokundu ve şöyle dedi: “Korkma! İlk ve son Benim.
18
Diri Olan Benim. Evet, ölmüştüm, fakat artık ebediyen diriyim. Ölümün ve Ölüler Diyarının anahtarı bendedir.
19
Bunun için gördüklerini kayda geçir. Şimdi olanları ve bundan sonra olacakları yaz.
20
Sağ elimde gördüğün yedi yıldızla yedi altın kandilliğin sırrını söyleyeyim: Yedi kandillik yedi cemaattir. Yedi yıldız ise yedi cemaatin melekleridir.