Bundan sonra yeni bir gök ve yeni bir dünya gördüm. Çünkü önceki gökle dünya ortadan kalkmıştı. Artık deniz de yoktu.
2
Mukaddes şehrin, yeni Kudüsün semadan, Allahın huzurundan indiğini gördüm. Güvey için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi.
3
Tahttan yükselen gür bir ses işittim. Ses şöyle dedi: “İşte, Allahın meskeni insanların arasındadır. Allah onların arasında yaşayacak. Onlar Onun halkı olacaklar. Allahın kendisi de onların arasında bulunacak.
4
Onların gözyaşlarını temelli silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne figan, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı.”
5
Tahtta oturan, “İşte her şeyi yeni yapıyorum” dedi. Sonra, “Yaz!” diye ekledi, “Çünkü bu sözler emin ve doğrudur.”
6
Bana ayrıca, “Her şey tamamlandı!” dedi, “Alfa ve Omega, yani her şeyi başlatan ve bitiren Benim. Susayan herkese, hayat suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim.
7
Galip gelenler her şeyi miras alacaklar. Ben onların Allahı olacağım, onlar da evlâtlarım olacaklar.
8
Fakat korkak, imansız, iğrenç, adam öldüren, zina eden, büyücü, putperest ve bütün yalancıların yeri, kükürtle yanan ateş gölü olacaktır. İkinci ölüm budur.”
9
Son yedi belâyla dolu yedi tası taşıyan yedi melekten biri gelip benimle konuştu. “Gel!” dedi, “Kuzuya eş olacak gelini sana göstereyim.”
10
Sonra melek beni Mukaddes Ruhun etkisi altına aldı; büyük, yüksek bir dağa götürdü. Oradan bana semadan, Allahın huzurundan inen şehri gösterdi.
11
Bu mukaddes şehir, Allahın ihtişamıyla ışıldayan semavî Kudüstür. Şehrin ışıltısı çok değerli bir taşın, billur gibi parıldayan yeşim taşının ışıltısına benziyor.
12
Şehrin kalın ve yüksek surları, on iki kapısı var. Kapıları on iki melek bekliyordu. Kapıların üzerine İsrailoğullarının on iki aşiretinin adları yazılmıştı.
13
Doğuda, kuzeyde, güneyde ve batıda üçer kapı vardı.
14
Şehrin etrafındaki surların on iki temel taşı bulunuyor. Bunların üzerinde Kuzunun on iki havarisinin adları yazılıdır.
15
Benimle konuşan meleğin elinde altın bir ölçü kamışı vardı. Bu kamış şehri, kapılarını ve surlarını ölçmeye yarıyordu.
16
Şehir kare biçimindeydi, uzunluğu enine eşitti. Melek şehri kamışla ölçtü. Her bir yanı 12,000 ok atımı geldi. Uzunluğu, eni ve yüksekliği birbirine eşitti.
17
Melek surları da ölçtü. Kullandığı insan ölçüsüne göre 144 arşındı.
18
Surlar yeşimden yapılmıştı. Şehir ise cam gibi billur saf altındandı.
19
Şehir surlarının temelleri her tür değerli taşla bezenmişti. Birinci temel taşı yeşim, ikincisi lacivert taşı, üçüncüsü akik, dördüncüsü zümrüt,
20
beşincisi damarlı akik, altıncısı kırmızı akik, yedincisi sarı yakut, sekizincisi beril, dokuzuncusu topaz, onuncusu sarıca zümrüt, on birincisi gök yakut, on ikincisi ametistti.
21
On iki kapı on iki inciydi; kapıların hepsi inciden yapılmıştı. Şehrin ana caddesi cam gibi billur saf altındandı.
22
Şehirde mabet görmedim. Çünkü kadir Rab Allah ve Kuzu, şehrin mabedidir.
23
Şehrin aydınlanmak için güneşe veya aya ihtiyacı yoktur. Çünkü Allahın ihtişamı onu aydınlatıyor. Kuzu da onun çırasıdır.
24
Milletler şehrin ışığında yürüyecekler. Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler.
25
Şehrin kapıları gündüz hiç kapanmayacak, orada gece olmayacak.
26
Milletlerin ihtişamı ve zenginliği oraya getirilecek.
27
Oraya murdar hiçbir şey, iğrenç ameller işleyen ve yalan söyleyen hiç kimse asla girmeyecek; yalnız adları Kuzunun hayat kitabında kayıtlı olanlar girecek.