Askerler dikenli dallardan bir taç yaptılar, İsanın başına taktılar. Ayrıca Ona mor bir kaftan giydirdiler.
3
Sırayla İsanın önüne geçtiler, “Yaşasın Yahudilerin Kralı!” diye alay edip tokatladılar.
4
Pilatus tekrar dışarı çıktı, kalabalığa seslendi: “Bakın! İsayı dışarıya, size getiriyorum. Fakat bilin ki, Onu mahkûm edecek hiçbir sebep görmedim.”
5
Bunun ardından İsa dışarı çıktı. Başında dikenli taç, sırtında da mor kaftan vardı. Pilatus Yahudilere, “İşte o adam!” dedi.
6
Başrahipler ve mabet muhafızları İsayı görünce, “Onu çarmıha ger! Çarmıha ger!” diye bağırdılar. Ancak Pilatus, “Onu alıp kendiniz çarmıha gerin! Ben Onda hiçbir suç görmüyorum” dedi.
7
Yahudiler Pilatusa şöyle cevap verdiler: “Bizim şeriatımıza göre Onun ölmesi gerekiyor. Çünkü Allahın semavî Oğlu olduğunu söylüyor!”
8
Pilatus bunu duyunca daha da çok korktu.
9
Tekrar konağa girdi; İsaya, “Sen nerelisin?” diye sordu. İsa ona cevap vermedi.
10
Pilatus, “Bana cevap vermeyecek misin?” dedi. “Seni serbest bırakmaya da, çarmıha germeye de yetkim olduğunu bilmiyor musun?”
11
İsa şöyle karşılık verdi: “Allahın izni olmasaydı benim üzerimde hiçbir yetkin olmazdı. Bu yüzden beni senin eline teslim edenin günahı daha büyüktür.”
12
Bunun üzerine Pilatus, İsayı serbest bırakmak istedi. Fakat Yahudiler, “Kendini kral ilan eden herkes Sezara isyan etmiş olur. Eğer bu adamı serbest bırakırsan Sezarın dostu değilsin!” diye bağırdılar.
13
Pilatus bu sözler üzerine İsayı dışarıya, ‘Taş Döşeme (Aramicede Gabbata) denilen yere çıkardı; burada bulunan yargı kürsüsüne oturdu.
14
Fısıh Bayramından önceki Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, “İşte Kralınız!” dedi.
15
Onlar, “Yok et Onu! Yok et! Çarmıha ger!” diye bağırdılar. Pilatus, “Kralınızı çarmıha germemi mi istiyorsunuz?” diye sordu. Başrahipler, “Bizim tek bir kralımız var, o da Sezardır!” diye cevap verdiler.
16
Böylece Pilatus onların isteğine boyun eğdi, İsayı çarmıha gerilmek üzere askerlere teslim etti.
17
İsa kendi çarmıhını yüklendi. Şehirden çıktı, Aramicede Golgota, yani Kafatası adındaki yere doğru ilerledi.
18
Orada İsayı çarmıha gerdiler. Onunla birlikte iki adamı daha çarmıha gerdiler. Biri İsanın sağında, diğeriyse solunda duruyordu. İsa bu iki adamın ortasındaydı.
19
Pilatus bir yafta yazdırıp İsanın gerildiği çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada, “NASIRALI İSA, YAHUDILERIN KRALI” diye yazılmıştı.
20
Pilatus bu sözleri İbranice, Latince ve Grekçe yazdırmıştı. İsanın çarmıha gerildiği yer şehre yakın olduğu için Yahudilerin birçoğu bu yaftayı okudular.
21
Başrahipler Pilatusa şöyle dediler: “Yaftaya, ‘Yahudilerin Kralı diye yazma. ‘Bu adam Yahudilerin Kralıyım dedi diye yaz.”
22
Ancak Pilatus, “Ne yazdıysam yazdım, değiştirmeyeceğim” karşılığını verdi.
23
Askerler İsayı çarmıha gerdikten sonra giysilerini alıp dört parçaya böldüler. Böylece her asker kendine düşen payı aldı. Ayrıca İsanın mintanını da aldılar. Mintan boydan boya, dikişsiz ve yekpare bir kumaştan yapılmıştı.
24
Askerler birbirlerine, “Bunu parçalamayalım. Kimin olacağına karar vermek için kura çekelim” dediler. Böylece Zeburda önceden bildirilen şu olay yerine geldi: “Giysilerimi aralarında pay ettiler, elbisem için kura çektiler.” Askerler de Zeburda yazılmış olduğu gibi yaptılar.
25
İsanın annesi çarmıhının dibinde bekliyordu. Teyzesi, Klopasın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem de oradaydı.
26
İsa, annesinin ve çok sevdiği şakirdin orada durduğunu gördü. Annesine, “Anne, bu adam artık senin oğlundur” dedi.
27
Sonra şakirdine, “Artık o senin annendir” dedi. Bu şakirt o günden itibaren İsanın annesine kendi evinde baktı.
28
İsa her şeyin tamamlandığını biliyordu. Zeburda yazılanlar yerine gelsin diye, “Susadım” dedi.
29
Askerler bir sünger alıp orada duran ucuz şaraba batırdılar. Sonra süngeri bir dalın ucuna takıp İsanın ağzına uzattılar.
30
İsa şarabı tattı, sonra, “Tamamlandı!” dedi. Ardından başını eğdi ve ruhunu teslim etti.
31
O gün Hazırlık Günüydü. Akşam olunca hem Şabat Günü hem de büyük bayram başlayacaktı. Yahudi önderler cesetlerin günbatımından sonra çarmıhta kalmasını istemiyorlardı. Bu sebeple Pilatustan çarmıha gerilenlerin bacaklarının kırılmasını ve cesetlerin kaldırılmasını istediler.
32
Böylece askerler İsayla birlikte çarmıha gerilmiş olan iki adamın bacaklarını kırdılar.
33
Ancak İsanın yanına gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden İsanın bacaklarını kırmadılar.
34
Ama askerlerden biri mızrağını İsanın böğrüne sapladı. Bunu yapar yapmaz İsanın böğründen kan ve su aktı.
35
Bu olaylara şahit olan kişi, siz de iman edesiniz diye şahitliğini size bildirmiştir. Söylediklerinin hakikat olduğunu bilir.
36
Bütün bunlar, Zeburda önceden bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: “Onun tek bir kemiği bile kırılmayacak.”
37
Başka bir ayet de şöyle der: “Böğrünü deştikleri adama bakacaklar.”
38
Bundan sonra Yusuf adında Aramatyalı bir adam İsanın ölüsünü kaldırmak için Pilatusa müracaat etti. Yusuf, İsanın şakirdiydi, ancak Yahudi önderlerden korktuğu için bunu gizliyordu. Pilatus, Yusufa izin verdi. Böylece Yusuf gitti, İsanın ölüsünü çarmıhtan indirdi.
39
Daha önce bir gece İsayı ziyaret eden Nikodim de Yusufa eşlik etti. Nikodim yanında otuz litre kadar mür ve sarısabır karışımı getirmişti.
40
İki adam, Yahudilerin cenazeyle ilgili âdetlerini yerine getirdiler, İsanın bedenini hoş kokulu baharatlarla ovup keten bezlere sardılar.
41
İsanın çarmıha gerildiği yerde bir bahçe vardı. Bu bahçede daha önce hiçbir ölünün konmadığı boş bir mezar bulunuyordu.
42
Mezar yakındaydı ve Yahudilerin Hazırlık Günüydü. Bu yüzden Yusuf ile Nikodim İsanın cesedini oraya koydular.