Ey mümin kardeşlerim, İsrail halkının kurtuluşa kavuşmasını canı gönülden istiyorum. Onlar için Allaha dua ediyorum.
2
Allahı memnun etmek için canla başla çabaladıklarına bizzat şahidim. Fakat aslında Allahın ne istediğini bilmiyorlar.
3
Allahın insanı hangi yolla sâlih kıldığını anlamadılar. Kendi çabalarıyla Allah katında sâlih olmaya çalıştılar. Ve böylece Allahın takdirine göre sâlih kılınmayı reddettiler.
4
Hâlbuki Mesih şeriatın hükmüne son verdi. Bunu, kendisine iman eden herkes için yaptı; böylece Allah katında sâlih olma yolunu açtı.
5
Musa Peygamber şeriat yoluyla sâlih kılınma konusunda şöyle yazmıştır: “Şeriatın emirlerini yerine getiren, onlar sayesinde hayat bulacaktır.”
6
Öte yandan Tevrat, imanla sâlih sayılma konusunda şöyle der: “Kendi kendine, ‘Mesihi yeryüzüne indirmek için kim semaya çıkacak? diye sorma.
7
Veya, ‘Mesihi ölüler arasından çıkarmak için ölüler diyarına kim inecek? deme.”
8
Tevrat ne diyor? “Allahın kelâmı sana yakındır. Dudaklarında ve yüreğindedir.” İmanla ilgili duyurduğumuz haber Allahın kelâmıdır.
9
Ağzınla, “İsa Rabdir” diye ikrar edersen ve Allahın Onu ölümden dirilttiğine yürekten inanırsan kurtulacaksın.
10
Çünkü insan yürekten iman edince Allah katında sâlih sayılır; iman ettiğini ağzıyla ikrar edince ebedî kurtuluşa kavuşur.
11
Tevratta şöyle yazılmıştır: “Ona iman edenler hüsrana uğramayacak.”
12
Çünkü Yahudi ile Yahudi olmayan arasında ayrım yoktur. Rab bütün insanların Efendisidir. Ona yakaran herkese cömertçe lütfeder.
13
Tevratta yazılmış olduğu gibi, “Rabbe yakaran herkes kurtulacaktır.”
14
Fakat Rabbe iman etmezlerse elbette Ona yakaramazlar. Rabbin kelâmını işitmezlerse elbette Ona iman edemezler. Eğer birileri gidip onlara vazetmezse Rabbin kelâmını işitemezler.
15
Vaizler gönderilmezlerse elbette kelâmı vazedemezler. Tevratta yazılmış olduğu gibi, “Kurtuluş müjdesini getirenlerin gelişi ne güzeldir!”
16
Fakat herkes kurtuluş müjdesini kabul etmedi. Yeşaya Peygamberin söylemiş olduğu gibi: “Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?”
17
Öyleyse insanlar ancak haberi işitirlerse iman ederler. İşitmeleri için de Mesihle ilgili kelâmın duyurulması gerekir.
18
Size sorarım, İsrailoğulları kelâmı işitmediler mi? Elbette işittiler. Zeburda yazıldığı gibi, “Sesleri bütün yeryüzüne, sözleri dünyanın her yanına ulaştı.”
19
Yine sorayım, İsrailoğulları kelâmı anlamadılar mı? Elbette anladılar. Allah önce Musa Peygamberin ağzıyla şöyle der: “Ben sizi millet olmayanla kıskandıracağım. Sizi gücendirmek için anlayışsız bir halkı kullanacağım.”
20
Sonra da Yeşaya Peygamber Allahın sözlerini cesaretle bildirir: “Aramayanlar beni buldu, sormayanlara kendimi tanıttım.”
21
Fakat İsrail hakkında Allah şöyle der: “Bu halkla barışmak için bütün gün ellerimi uzatıp durdum. Fakat sözümü dinlemiyorlar, asidirler.”